
Zeminde bulunan oval şeklindeki preslerde, anlık kuruma süresi uzadığında bu presler bir engel haline gelir. Mürekkebin yüzeyde sertleşmesini beklemek için harcanan her saniye, elde edilemeyen üretim süresidir ve bu durumda hat hiçbir iş yapamaz ve para kazanamaz. Çözüm daha fazla ısı değildir; doğru spektrumda ve hızlı bir şekilde aktarılacak daha fazla foton gereklidir.
Teknik açıdan önemli olanlar UV kurutma lambasını bir bütün olarak ele alırız: yüksek basınçlı cıva buharı deşarjı, stabil bir ark ve spektral çıkışı koruyan dikroik kaplamalı bir yansıtıcı. Derin nüfuz için 365 nm dalga boyunda güçlü bir ışınım gereklidir; ayrıca yüzeyin soğumasını önleyerek bağlantıların tamamlanması için 385–405 nm dalga boylarında da yeterli enerji gereklidir. Yüzeye ulaşan maksimum ışınım miktarı, mW/cm² cinsinden ölçülür ve bu değer doğrudan kuruma süresini etkiler. 800–1200 mW/cm² aralığında bir ışınım elde edilirse, gerekli enerji yoğunluğu hızla düşer. Güç yoğunluğu, presin hızına ve mürekkebin bileşimine göre ayarlanmalıdır; spektral dengesi kontrol edilmeden daha büyük bir lamba kullanmak, yüzeyin yanmasına neden olur.
Neden oval ekranlı preslerde işe yarar? Tam otomatik oval ekranlı preslerde, anlık kuruma ünitesi baskı istasyonlarının arasında yer alır. Eğer anlık kuruma süresini %30–50 oranında kısaltabilirseniz, hem üretim hızını artırabilir hem de reddedilen ürün sayısını azaltabilirsiniz. Ayrıca havadaki çözücü miktarı da azalır. Lambanın daha kısa süre çalışması nedeniyle enerji tüketimi düşer ve ateşleme frekansı kontrol altında tutulduğunda lambanın ömrü de öngörülebilir hale gelir. Daha yüksek hızlarda bile, yansıtıcının profili sayesinde yüzey genelinde sabit bir kuruma sağlanır.
Dikkat edilmesi gerekenler Lambayı, yansıtıcının geometrisine ve kuruma penceresinin boyutuna uygun hale getirmek gerekir. Eğer hizalanmamışsa veya dikroik kaplama doğru yapılmamışsa, spektrum değişir ve maksimum ışınım miktarı azalır. Güç kaynağının ateşleme sırasındaki ani artışları karşılayabilmesi ve ark gücünü sabit tutabilmesi gerekir; aksi takdirde spektral stabilite bozulur ve kuruma süreci tekrarlanabilirliği de düşer. Lamba yeni olduğunda daha yüksek yoğunlukta ışınım elde edilir; ancak zamanla bu yoğunluk azalır. Her 500 saatte bir radyometre ile kontroller yapılmalı ve ışınım miktarı belirlenen seviyenin altına düştüğünde lamba değiştirilmelidir. Uygun hava akışı olmadan maksimum güçle çalışmak, kuvarsın sıcaklığını artırır ve lambanın ömrünü kısaltır; bu yüzden soğutmanın düzenli olması gerekir.